Ekim 14, 2008 , 2007

Filler ve Çimen {2000} - Derviş Zaim

“Filler tepişirken olan çimene olur!”

Yön: Derviş Zaim

Oyn: Sanem Çelik (Havva Âdem) - Haluk Bilginer (Sabit) - Bülent Kayabaş (Bakan Aziz Bebek) - Ali Sürmeli (Camoka) …

Bakan Aziz Bebek, yıllarca aranan Camoka namıyla maruf tetikçi vasıtasıyla, kendisine şantaj yapan istihbarat 2. adamını vurdurtur. İlk adam aleyhine karalayıcı bir basın kampanyasına start verilir. Bakan ve “derinciler” arasındaki erk ve iktidar savaşı daha ilk dakikadan kendini belli eder.

Beri yandan da mafyayı temsil ettiğini gördüğümüz uyuşturucu baronu Sabit Üzücü, eski bir tanıdığının (Taner Barlas oynuyor ki, kendisini Bilge Olgaç’ın ‘Bir Yanımız Bahar Bahçe’ filmindeki dönek devrimci olarak anımsarım.) işlettiği otel ve kumarhaneye çökmeye niyetlidir. Fakat otel sahibi dişli ve çetin ceviz çıkmıştır. (…) Sabit, öte yandan Camako’ya teslim edilen çanta dolusu paralar vasıtasıyla bakanla dirsek teması kurmayı da ihmal etmez.


Camoka ise paraları bakana aktaracağı yerde Kolombiya’dan gelen kokain imparatorlarıyla iş yapmak için kullanır. Camoka’nın bu başına buyrukluğu, “Bakan” ile Sabit’in arasını açacak olayların da fitilleyicisidir.

Havva Âdem, Avrasya Maratonu’na hazırlanan bir atlettir. Güneydoğu gazisi sakat erkek kardeşiyle bir göz evde yaşayan ve kendisine sponsorluk yapan –filmimizin odağındaki– otelde birkaç kez gördüğümüz Havva, ayrıca bir fabrikada çalışmaktadır.


Otel sahibinin öldürülmesiyle bir anda işlerin başına geçen ve mafyaya karşı çaresiz kalan otel sahibinin oğlu ile arkadaşı (Fikret Kuşkan), kendi deyimleriyle bu yolun yabancısı oldukları için ister istemez oteli terör örgütünün himayesine bırakmak zorunda kalırlar.

Örgüt ise birkaç bombalama eylemine girişme hazırlığındadır.

İstihbaratın da işin içine girmesiyle yüksek volümlü bir çeteler savaşı başlamış olur.


Bütün bu hengâmenin ve ateş topunun tam ortasında kalan bir polis memuru ise vicdan muhasebesi yapmak üzeredir.

Filler ve Çimen, Derviş Zaim’in Tabutta Rövaşata’dan sonraki ikinci uzun metrajlı çalışması. Yıllardır hep tartışılan ama Susurluk ertesi kabak gibi ortaya çıkan derin devlet/mafya/siyaset üçgenini konu edinen film, bende yukarıda maddeler halinde bir derpiş yapma ihtiyacı uyandıracak raddede kompleks bir senaryoya/anlatıma sahip. Sanki yönetmen her çeşniden bir parça koyayım derken esas mevzuya tam olarak yoğunlaşamamış. Yani tüm iyi niyeti ve cesareti bir yana; dağınık bir film ile karşı karşıyayız.


Filmin dikkat çekici bir özelliği de, ayrı telden çalan kimi kahramanların, tesadüfen -birbirlerinden habersiz- aynı kadraja dâhil oldukları sahnelerdir. Bilhassa Havva’nın otel civarında koştuğu sahnelerde görüyoruz bunu.

İyi ve samimi bir film olduğunu, çok işlenmemiş bir konuyu –kimi kusurlarına rağmen– eli yüzü düzgün bir şekilde ele almaya çalıştığını düşünüyorum.


İmza: okaliptus80

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
Bu yazıyı paylaşın!

  1. Yazan: hustler | Tarih: Kasım 2, 2008 Saat:
    Konu: Filler ve Çimen
    Filler ve Çimen ile birlikte Gladio'nun ülkemizdeki resmi çizilmiştir sanıyorum ki. İlginç ve içler acısı olan ise bu cesur anlatımın devamının getirilememiş olmasıdır. Sinemanın uyandırıcı misyonundan yararlanılamamıştır maalesef.

    Bağlantı >

  2. Yazan: diavolo | Tarih: Ekim 27, 2008 Saat:
    Konu: Filler ve Çimen
    Bu filmin karmaşık yapısı, siyasal arenanın karmaşıklığına koşuttur kanımca. Bu benim için ayrı bir ironidir. Filler ve Çimen Avrupa sinemasına yakın bir üslupta çekilmiştir ama bir o kadar da bize benzeyen bir filmdir. Yaratılan kasvetli atmosfer, kurgu vb. gibi öğeler Avrupa sinemasına özgüdür. İçerik, oyuncu yönetimi vb. gibi öğeler de bize özgüdür. Filler ve Çimen, Asya ve Avrupa sinemasından izler taşır, bir tür senteze ulaşmıştır diyebiliriz. Neredeyse bir başyapıt düzeyindedir. Yönetmenin filmografisinde de ayrıksı bir yere sahiptir.

    Bağlantı >