Nisan 6, 2008 , 2007

Blind Dead II: Return of the Evil Dead (El Ataque de los muertos sin ojos) - 1973

Portekiz'de bir Ortaçağ kasabası olan Bouzano’da ayaklanan köylüler, satanist ayinlerden sorumlu olan şövalyeleri ele geçirirler. “Geri döneceğiz, bizi öldüremezsiniz!” diye haykıran şövalyeye, ellerinde meşaleler ve tırpanlarla lanetler okuyan köylüler: “Madem döneceksiniz bari gözleriniz hiçbir şey görmesin” diyerek karşılık verirler ve tüm tapınakçıların gözlerini ellerindeki meşalelerle dağlarlar. Daha sonra hepsini yakarlar.

Günümüze döndüğümüzde aynı topraklar üzerinde aynı adlı bir kasaba vardır ve 14. yy’da (yukarıda bahsedilen) doğu şövalyelerine karşı kazanılan zaferin anısına “Şeytan Yakma Festivali” düzenlenmektedir.

Murdo: Köyün kamburu ve delisi. Köylü çocuklar tarafından taşa tutulur.

Moncha: Sarışın genç bir kız Murdo’yu çocukların elinden kurtarır ama kendisi de çocuklara çantasını kaptırır. Moncha’nın sevgilisi (bıçkın bir delikanlı), çocukları tekme tokat kovalar ve Moncha’nın çantasını alır. Anne babası gece festival meydanına geleceğinden yalnız kalacak olan Moncha’ya evinde buluşma teklif eder.

Jack Marlowe: Esas oğlan. Eski kaptan yeni havai fişek teknisyeni. Festival için kiralanmıştır.

Duncan: Kasabanın belediye başkanı. Jack’i o kiralamıştır.

Vivian: Esas kız. Duncan’ın nişanlısı. Jack’i eskiden tanımaktadır. Sonradan öğrendiğimize göre sevgilidirler. Ama kızın zenginlik hayalleri ayrılmalarına sebep olmuştur.

Dacosta: Duncan’ın sağ kolu. Vivian ile Jack’in birbirlerine bakışmasından hoşlanmaz. Duncan da öyle.

Etrafı gezdirme bahanesiyle Vivian ve Jack uzaklaşırlar. Eski kalıntıların arasında geçmiş zamanın muhasebesini yaparken aniden yatay pozisyona geçerler. Murdo tarafından röntgenlendiklerini fark edince işleri yarıda kalır. Felaket tellalı Murdo, gençleri ucuzlukla, basitlikle suçlar. Buralarda bir efsane yatmaktadır. Tapınakçılar bu gece dirileceklerdir!



Film, Murdo’nun anlatımıyla geçmişe, tapınakçıların kanlı ayin sahnelerine döner. Sahne, ilk filmdeki kütüphane sahnesindeki flash back ile neredeyse aynıdır. Fakat burada kızın kalbini (yakın planda) çıkarırlar ve akan kanı bir kâseye akıtarak içerler. Vivian, Murdo’ya “Bırak bu ayakları da kendine bir kız arkadaş bul.” der. Onlar uzaklaşınca, Murdo, otların altına sakladığı elleri, ayakları ve ağzı bağlı bir kızı çıkarır ve “zaten var” der kendi kendine. Gecenin çökmesiyle beraber köyde şenlik başlar. Bu esnada Murdo, sakladığı kızı, şövalyeleri diriltmek için kurban eder. Dirilen zombiler Murdo’yu sallamayıp, seslerin geldiği kasabaya doğru yönelirler. Murdo, atların altında ezilmekten zor kurtulur.



Anne ve babası festivalde olduğundan evde yalnız olan Moncha’nın kapısı çalınır. Gelen yavuklusudur ve niyeti kötüdür. Kız önce nazlanır: “Babam yakalarsa kötü olur.” der ama sonra teslim olur. Zombiler bu eve doğru yönelir, kapı ve camlara vururlar. Adamı öldürürler ama kız ellerinden kaçar, zombilerin bir atına binerek kaçar.

Mr. Prades: Tren istasyonu bekçisi. Ayyaştır. Moncha bir at üzerinde, kulübesine geldiğinde ona inanmaz. Atın yüzünü görünce hemen belediye başkanına telefon eder.

Kasaba merkezinde, Jack ve Vivian, Duncan’dan kaçma planları yapmaktadır. Bu sırada Duncan ve Dacosta, adamlarını da yanına alarak Jack’i benzetir.

Beirao: Duncan’ın adamı ve emir kulu. Jack’i dövenler arasında o da vardır. Festival zamanı karısıyla dans edememekten şikayetçidir.

Amalia: Beirao’nun eşi. Prades’den gelen telefonu Duncan’a iletir. Böylece boşluktan yararlanan Jack, Vivian’ı da yanına alarak ciple merkezden ayrılır.

Duncan telefona geldiğinde Prades çoktan öldürülmüştür. Olayları araştırması için Dacosta ve Beirao’yu istasyona yollar.

Jack ve Vivian’ın yoluna birden Moncha çıkar. Paniktedir ve bayılır. Jack, bu kızı doktora götürmenin, kaçmaktan daha öncelikli olduğunu söyler ve hep beraber kasaba merkezine dönerler. Duncan zombilerin dirildiğini öğrenmiştir fakat hala inanmamaktadır. İkna olunca bir üst yetkiliyi arar, ama adam Duncan’a inanmaz. Dacosta kasabayı boşaltmayı teklif eder. Bu arada Beirao, Amalia ve küçük kızını alarak kaçar ve meydanın dışında bir kiliseye kendilerini zor atarlar. Zombiler atlarıyla festival alanına ulaşmışlardır. Eğlenmekte olan insanları tek tek kılıçtan geçirirler. Jack’in yardımıyla ellerine tırpanları alan ahali, kendilerine bir kaçış yolu açar. Geride kalan Jack, Dacosta, Vivian ve Moncha cipe binerler. Kasasından değerli eşyalarını bir çanta içine koyan Duncan da son anda arabaya atlar. Zombileri yararak uzaklaşırlar ama fazla da ilerleyemezler. Bu esnada Beirao onları çağırır ve herkes kiliseye sığınır. Bu arada yaya olarak kaçan kasabalılar zombiler tarafından kılıçtan geçirilir. Kilise içinde kapılara ve pencerelere barikat kurmaya çalışan bizimkiler, bir nişe gizlenmiş olan Murdo’yu yakalarlar.

Pencerelere yaklaşan zombileri ateşle bertaraf ederek pencereleri çivilerler. Arka tarafta yalnız kalan Murdo, gizlice Moncha’ya, kaçış tünelini keşfettiğini söyler. Zamanında kendisine yardım ettiğinden, Moncha’yı da yanına alacaktır. Moncha önce geride kalacakları düşünür ama hayatta kalma arzusu ağır basar. Ellerine mumları alarak tünele girerler.



Bu arada elinde hiç bırakmadığı çantasıyla Duncan da kaçış planları yapmaktadır. Dacosta’ya kilise kapısının önünde bekleyen cipi gösterir ve kimseye haber vermeden kaçmayı teklif eder. Dacosta, Vivian’ı geride bırakamayacaktır çünkü meğer yıllardır kıza gizlice sevdalıdır. Duncan, Dacosta’yı aşağılar. Dacosta da Duncan’ı bir güzel hırpalar. Duncan, planını uygulamak için başka bir enayi arar ve Beirao’ya yaklaşır. Beirao, karısı ve kızını kurtarmak için her yola hazırdır. Eline bir meşale alarak dışarı çıkar. Zombileri uzaklaştırarak cipe ulaşır, ama başarılı olamayarak paramparça edilir. Duncan bu sefer de, uyuyan annesinin kucağındaki küçük kızı gözüne kestirir. Onu yem olarak kullanacaktır. “Baban dışarıda seni bekliyo.” diyerek kızı zombilerin arasına salar. Kör zombiler küçük kıza yönelirken fırsattan istifade cipe binen Duncan kontağı bir türlü çalıştıramaz. Bu kez zombiler onun çıkardığı sese yönelmiştir. Kaçmaya çalışan Duncan kılıçların ucunda şiş kebap olur. Vivian, Amalia’yı uyandırır. Kızı yoktur. Kapının dışından kızının sesi gelince Amalia çılgına döner. Jack, hiç ses çıkarmadan yolun karşısında bekleyen kıza ulaşır. Geri dönerken zombiler hareketlerini işitir. Bunun üzerine Amalia çığlıklar atarak zombileri kendi tarafına çeker. Jack, küçük kızla beraber kilise kapısından içeri atlarken, zavallı anne dışarıda delik deşik edilir.



Bu esnada tünelin sonuna ulaşan Murdo kafasını dışarı çıkarır. Gele gele zombilerin mezarlığına gelmişlerdir. Kafası kesilen Murdo’nun cesedini gören Moncha çığlığı basar. Bu da onun son hatası olur…

Dacosta, Vivian’la yalnız kaldığı bir anı kollar. Nasılsa kurtulamayacaktır, o halde neden en büyük arzusunu tatmin etmesindir? Tecavüzü gerçekleştiremeden Jack yetişir. Dövüş sırasında Dacosta yanlışlıkla ölür. Sabah olmuştur. Zombiler sokaklarda hiç kıpırdamadan durmaktadır. Jack ve Vivian küçük kızı da alarak ses çıkarmadan dışarı çıkarlar. Şans eseri, zombilerin güneş doğduktan sonra zararsız cesetlere dönüştüğünü fark ederler. Özgürlüğün tadını çıkararak doğan güneşe doğru uzaklaşırlar…

EK:

II- Trailer - Return Of The Evil Dead:

Duncan, Beirao’yu cipi alması için yollar:

Devam edecek…

Yazan: Wherearethevelvets

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
Bu yazıyı paylaşın!