Ağustos 24, 2007 , 2007

Akira Kurosawa’nın İki Klasiği: Kagemusha ve Ran

 

“İstediklerimize eriştiğimizde gönül rahatlığıyla bir sevinç duyamıyorsak hiçbir şey kazanılmamış, her şey yitirilmiş demektir. Yıkıp yok ederek yaşamaya çalışmaktansa, yok ettiğimiz şey olmak daha rahat olurdu.”

Lady Macbeth (Macbeth, William Shakespeare)

Japonya’nın soylu imparatoru Akira Kurosawa’nın Kagemusha (1980, Gölge Samuray / Dublör) ve Ran (1985, Kaos) filmleri koşut olarak okunması mümkün olan iki başyapıt. Her iki başyapıt da, evrensel bir tema olan iktidar hırsını kalkış noktası alarak yozlaşmayı, sonu gelmez tutkuları ve bunun sonucunda baş gösteren tükenişi konu edinen en olgun yapıtlardan. Birbirlerini tamamlayan bir öze sahip olduklarını söyleyebiliriz; bu nedenle ayrı ayrı okuma yapmaya gerek duymuyorum.

Kagemusha’da, yönetici vasfına, kültürüne muktedir olmayan sıradan birinin bile iktidara geldiğinde, iktidarın gerekliliklerini öğrenip yönetselliğin işlevselliğini sağlayabileceğini ironik tonda tasvir eden Akira Kurosawa; Ran’da ise iktidarı elinde bulunduranların/iktidarı ele geçirmek isteyenlerin güç ve egemenlik savaşlarını yine ironik bir biçemle anlatıyor. Kagemusha ve Ran, iktidarın, kimlerin, hangi güç odaklarının elinde olursa olsun yozlaştırıcı, “baştan çıkarıcı” bir niteliğe haiz olduğunu belgeleyen iki büyük klasik.



Kagemusha

Kagemusha’da da, Ran’da da başrolün aynı aktör (Tatsuya Nakadai) tarafından canlandırılması da bu yüzden olsa gerek. Kagemusha’da taklit kabiliyeti sayesinde iktidar sahibinin dublörü olan, onun gibi giyinip, onun gibi konuşan başfigür (Shingen Takeda/Kagemusha); Ran’da, topraklarını üç oğlu arasında paylaştıran, oğullarının kanlı egemenlik savaşlarının ortasında kalan birine (Lord Hidetora) dönüşüyor. Kagemusha’da, bir müddet sonra dublörlüğüne son verilip itilip kakılan, “dışarıda” bırakılan başfigür; Ran’da bu kez oğulları tarafından “iktidarın uzağında” tutulan, “dıştalanan” bir figüre evriliyor. Kagemusha’da, yapay da olsa, aslında olan bitenin “görgü tanığı”, iktidarın “suç ortağı” konumunda olan gölge-yönetici; Ran’da, iktidarının, gözlerinin önünde yıkılıp gidişine şahit olur.



Ran

İroniyi oluşturan, her iki yapıt için sağlam bir ortak nokta ise şu: Kagemusha’nın gölge-yöneticisi, sahte de olsa, iktidarının alaşağı edildiğini görünce kendisi de “yıkılır” ve yaşaması, varlığını idame ettirmesi için bir neden kalmaz. Ran’da, bizzat oğulları tarafından iktidardan uzağa fırlatılan kişi, tüm maddi ve manevi gücünü, varlığını, yaşamın anlamını yitirir. Her iki yapıtta da Kurosawa, bireyin, iktidar ile varolabildiğini, bireyi, iktidarı oluşturan ve fakat iktidarın şekillendirdiği birer ontolojik figür olarak gözlemlediğini apaçık beyan eder: Birey = iktidar = birey-iktidar.

“İktidar her yerdedir.” Michel Foucault

İktidarın araçsal değil de, amaç olarak, hem bireyin mevcut düzenini, gücünü sürdürdüğü bir “sistem” olarak; hem de varlığı salt ona bağlı, varlığı salt onunla açıklanabilen bir “üstün-mevkii” olarak görünür kılar Kurosawa. Tüm bu vizyon, felsefi ve sosyolojik saptamalar içerir. Hülasa iktidar mekanizmasını hep bir mesafeli konum takınarak ironi yollu sorunsallaştır Kurosawa.


Kagemusha

Aidiyetini, yaşamsallığını iktidarın hızına koşumlayan birey; iktidarı ele geçirdiğinde yine aidiyetini, yaşamsallığını korumak veya güçlendirmek için iktidarın terkisine biner. İktidar, gücün tamamlayıcısı değil, düpedüz varlık sebebi, sürdürücüsüdür. Kagemusha’da kişi, iktidar ve onun nesnesi “güç” olmadan bir hiçtir. Ran’da iktidarın dışına itilen kişi, yaşama hevesini, yaşama olan bağlılığını yitirir.

Ran

“…devlet; herkesin kendini yitirdiği yer, iyilerin ve kötülerin: devlet, herkesin  ağır  ağır kendi canına kıymasına ‘hayat’ denen yer.”

Friedrich Nietzsche (Böyle Buyurdu Zerdüşt)

Her iki örnekte de iktidar, gerçekten sahip olunduğunda, gücün de somutlaştığı bir mekanizmadır. Fakat Kurosawa’nın ironik vizyonu burada bir kez daha devreye girer, girmelidir. Şöyle özetlenebilir bu da:

İktidara sahip olmak kadar, iktidardan uzaklaştırılmak da olasıdır.

İktidarı elinde bulunduranlar, sanıldığının aksine çok da yetkin, donanımlı kişiler değillerdir.

Herkesin doğasında yönetici olma tutkusu vardır.

Sonunda birey iktidara değil, iktidar bireye sahip olur.

İktidar sahibi, gün gelip de devran döndüğünde, “yok ettiği şey”e dönüşür.

Halkın gözünde “iktidar” değil, “iktidar miti” vardır. Bu mit bizzat iktidardaki bireylerce yaratılır.

Savaşların çoğu, halkın “doğrudan” taraf olmadığı, iktidardakilerin bireyselliklerinin ürünü olan bir sonuçtur.

Bu elbette daha da çoğullaştırılabilir; yine de bu kadarı bile günümüz gerçekliğine ışık tutabilecek ölçüde güçlü evrensel ipuçları barındırıyor.

Kagemusha ve Ran’ın görsel düzenlemesi hakkında söz açmadığımı biliyorum. Zaten bu yazının temel amacı da bu değil. Fakat “görsel ziyafet” ise bahsimiz, aşağıdakilere bir göz atmanızı -tabii henüz bu filmleri izlememiş olanlar için- öneriyorum.

Yazan: sinefil78

Kagemusha (1980)

Ran (1985)

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
Bu yazıyı paylaşın!

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: Eylül 4, 2008 Saat:
    Konu: Ran
    Güzel yazı için teşekkürler. Kurosawa'nın destansı anlatışının gerçekten hayranıyım. Her iki film de tekrar izlemekten sıkılmadığım filmler. Fakat özellikle Ran'da Kurosawa'nın batı tregedyalarından esinle bir Japon tregedyası yaratma çabası içinde olduğunu hissetmişimdir. Bunu oldukça şahane bir biçimde başarmış da.

    Bağlantı >

  2. Yazan: RodaUyanik | Tarih: Ekim 25, 2007 Saat:
    Konu: kalıntılar...
    Kum taneleri ve çakıl taşları bol olan arkadaş!
    Denizindeki her dalgalanma,buralarda köpüğünü bırakır.
    Argümanlarım yitik bir bahçede diyedir senin sinefil bahçene girip çıkmalarım.

    Bağlantı >

  3. Yazan: unutanlara | Tarih: Ekim 23, 2007 Saat:
    Konu: Her şey
    Ben de sinema ve kültür sanatla ilgilenmekteyim. Sitende etiket menüsü yapmışsın. Bunun kodunu nerden alırım ya da sen verebilir misin? Siten de güzel olmuş, iyi akşamlar.

    Düzenleyen sinefil78 gün: October 24, 2007 saat: 08:18

    Bağlantı >

  4. Yazan: www.ahmetdursun04.blogcu.com | Tarih: Ekim 22, 2007 Saat:
    Konu: banner takas
    slm bloğunuzu sevgiyle izliyorum
    www.ahmetdursun04.blogcu.com banner takas yapmak istermisiniz?
    ahmet_dursun_06@hotmail.com bu benim msn adresim eğer istiyorsanız ordan ulaşın
    saygılar

    Bağlantı >

  5. Yazan: sinefil78 | Tarih: Ekim 22, 2007 Saat:
    Konu: Merhaba
    Sitenizi en kısa zamanda ziyaret edeceğim Eda Hanım. Teşekkürler ilginiz için.

    Selamlar

    Bağlantı >

  6. Yazan: eda suner | Tarih: Ekim 22, 2007 Saat:
    Konu: www.edasuner.com
    Selam kült filmler ararken buldum eşimle çok sıkı bir arşivimiz var iyi oldu varlığınız :) Bende beklerim www.edasuner.com

    Bağlantı >

  7. Yazan: sinefil78 | Tarih: Ekim 21, 2007 Saat:
    Konu: Merhabalar
    İyi pazarlar sevgili Sibel ;) Çok teşekkürler sıcak sözlerin için. Tekrar görüşebilmek dileğiyle.

    Selamlar

    Bağlantı >

  8. Yazan: sibelbay | Tarih: Ekim 21, 2007 Saat:
    Konu: iyi pazarlar...:)
    Merhaba şimdi eklenmişim arkadaş listenize Yarın ilk işim okumak olacaktır sayfanızı gereğince:)) Ufak yazımı yazarken sayfama fark ettim ve bir günaydın demek istedim. İyi Pazarlar, görüşmek üzere... :))

    Bağlantı >

  9. Yazan: Özgür Karel | Tarih: Ekim 14, 2007 Saat:
    Konu: Yazarlık Teklifi
    Merhaba, ismini buraya yazarak reklam yapmak istemediğim bir e-dergim var ve bu yazınızı okuduktan sonra orada yer almanızı istedim açıkçası. Eğer detaylı olarak konuşalım, bir bakalım nasıl bir şeymiş derseniz aşağıya MSN Messenger adresimi yazıyorum:
    historiazminimas@hotmail.com

    Görüşmek üzere...

    Bağlantı >

  10. Yazan: sinefil78 | Tarih: Eylül 12, 2007 Saat:
    Konu: Çok teşekkürler
    Merhaba Archibalds

    Kagemusha'yı da, Ran'ı da hatmettiğin anlaşılıyor.

    Laf ebeliği yapmak istemem fakat sinema sanatı ile fazlasıyla içili dışlı görünüyor ve bir yerlerde yazıyor olmalısın. Umarım yanılmamışımdır; çünkü bu ahenkli tümceler, bir bütün halinde müthiş bir kombinasyon oluşturup farklı bakışaçılarıyla eleştirel bir vizyon geliştirebilir.

    Eh, bir yerlerde yazmıyorsan da, direkt bir "öneri" olurdu!

    Selamlar

    Bağlantı >

  11. Yazan: Archibalds | Tarih: Eylül 11, 2007 Saat:
    Konu: Kagemusha ve Ran Beyanındadır
    Akira Kurosawa'nın Kagemusha ve Ran filmleri loser'ların hücrelerine ölesiye iniyor, iniyor...

    Arkaik çağlara uzanıyor Kurosawa, ayarı kaçmış yoz ilişkileri kadrajlamak niyetiyle."Tekerrür"ün sahtekar ve bozguncu denizine yelken açıyor.Son'lu ve bir zaman sonra yeniden dirilebilecek öyküler anlatıyor.Ölümcül hesaplaşmaların korkunç uçurumlarında geziniyor.Entrikaların,vehametin, hırsın, egemenlik kurmanın zemininde dolaşıyor.

    İki büyük trajedi Kagemusha ve Ran.Taş üstünde taş koymayanların, ölümcül olanın kasırgasına tutulanların, önüne çıkanları barbarca paramparça edenlerin trajedisi.Çılgınlığın, yoketmenin,delilik nöbetlerinin nabzını tutuyor.Tükenişin, yokoluşun, zorbalığın görsel kıvılcımını yakıyor.Öfkenin, suçun, marazi olanın çetelesini kayda geçiriyor.İki büyük destan Kagemusha ve Ran.

    Sinefil, "iktidar" sarmalı aracılığıyla bu iki katıksız başyapıtı iyi bir temele oturtmuşsun.Alayıp pullamadan, akademik üslubun nezaretinde şu kadim sorunu -güç savaşını- layıkıyla katetmişsin.

    Düzenleyen sinefil78 gün: 9-11-2007 saat: 18:39

    Bağlantı >

  12. Yazan: sinefil78 | Tarih: Eylül 8, 2007 Saat:
    Konu: Elinize sağlık!
    Öncelikle, ilginiz ve güzel sözleriniz için çok teşekkür ediyorum.

    Vermiş olduğunuz linklere de az önce baktım. Her iki videonun da "gerçek" bir sinemaseverin elinden çıktığı belli. Sinemanın büyük ustalarını, David W. Griffth'i, Jean-Luc Godard'ı, Akira Kurosawa'yı, Kieslowski'yi, Stanley Kubrick'i, François Truffaut'yu, Robert Bresson'u, Bertolucci'yi ve daha birçoğunu, "önemli" filmleriyle birlikte videoda görmek gerçekten büyük bir keyif. Bu nedenle emeğiniz için, ayrıca da "gerçek" sinemaya sahip çıktığınız için çok çok teşekkürler. Bu iki videoyu, sinemaseverlerin mutlaka izlemesi için de çağrı yapıyorum buradan...

    Devamını da getirmeniz dileğimle, selamlar.


    Düzenleyen sinefil78 gün: 9-8-2007 saat: 17:29

    Bağlantı >

  13. Yazan: isimsiz | Tarih: Eylül 8, 2007 Saat:
    Konu: Tebrikler
    Blogunuzu aylardır ilgiyle takip ediyorum.Yazılarınız,krıtikleriniz sanki büyük bir sinema eleştirmeni tadında.Umarım ilerde çok iyi yerlere gelirsiniz.Filmler hakkında istediklerimi dile getiremesemde bende kendimce sinemaya olan aşkımı müzik eşliğinde bir video yaparak dile getirmeye çalıştım.Belki bakmak isterseniz linkler burada.Esenle kalın.

    Bölüm 1 http://www.youtube.com/watch?v=wzX7mstqCaM

    Bölüm 2 http://www.youtube.com/watch?v=6zmAeO8vHjY

    Bağlantı >

  14. Yazan: sinefil78 | Tarih: Eylül 6, 2007 Saat:
    Konu: Sıradaki Kurosawa Filmleri
    Herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum, çok sağolun.

    "Yakında" bölümünde belirttiğim şu 10 filmi de aradan çıkardıktan sonra Akira Kurosawa'nın birkaç filmini daha inceleyeceğim.

    Selamlar

    Bağlantı >

  15. Yazan: Tori Amos | Tarih: Eylül 3, 2007 Saat:
    Konu: Merhaba
    İkisi de sinemada görsellik adına takdire şayan filmler. Bu filmleri keşfetmek ve o sinemasal zevki tatmak gerek.

    İyi çalışmalar sinefil78

    Düzenleyen sinefil78 gün: 9-3-2007 saat: 22:32

    Bağlantı >

  16. Yazan: fazlamesaideyim | Tarih: Ağustos 27, 2007 Saat:
    Konu: Akira Kurosawa Filmleri
    Merhaba sinefil78

    Henüz Kagemusha'yı da Ran'ı da izlemedim ama biraz önce yorumunu okuyunca dikkatimi fazlasıyla celbetti her iki film de. Teşşekürler paylaşımın için. Eyes Wide Shut yorumunu da bekliyorum. Sevgiyle kal...

    Bağlantı >

  17. Yazan: E and D | Tarih: Ağustos 26, 2007 Saat:
    Konu: Kagemusha ve Ran
    Özgün bir yazı eline sağlık.

    Bağlantı >