KLASİK ve KÜLT FİLMLER - Blogcu


One Flew Over The Cuckoo's Nest - Guguk Kuşu

Nisan 28, 2007 20:52, 2007


“Delilik, tek tek insanlarda pek seyrektir, -ama gruplarda, partilerde, halk arasında, çağlarda kural olarak bulunur.” Friedrich Nietzsche


Üç Perspektif


1) Etki Alanı ve Çerçevesi: Hollywood’da 70’lerin hayat tarzı ve sinema anlayışı bugün kısmen de olsa referans alınmakta ve üstelik buna hem büyük hem de düşük bütçeli filmler önayak olmaktadır. Bu bağlamda Guguk Kuşu (1975, Milos Forman) politik söylemi, sosyo-psikolojik boyutuyla güneş gibi parlıyor. Sözüm ona etki alanı hiç de dar değil. Modern toplumun törel ve moral mantalitesini hastane (siz tımarhane olarak okuyun) eğretilemesiyle masaya yatıran film, Amerikan sistemine getirdiği sert hicivle sinema tarihinde önemli bir yer teşkil ediyor. Guguk Kuşu’nun, toplumsal figürleri prototip olarak kullanan simgesel dili, baskın ve ezilmiş özneleri ilk elden okumamıza olanak tanırken, diğer yandan da ahlaki belirsizliklere ışık tutuyor.


2) “Kaçış” Sorunsalı: “Kaçış” sorunsalı, salt “kaçış miti” üzerine inşa edildiğinde Guguk Kuşu, anlamsal evreninden çok şey yitirmekle birlikte düşünsel kimliğinin de posasını boşaltır. Burada geniş ölçekte dillendirilmesi gereken olgu, sistemin otoriter bireylerince terbiye edilmeye yanaşmayan, bu çarka direnen özgürlükçü öznenin evrensel tabana yayılan mücadelesidir. Uyuşuk özneleri belirli bir kılıfın içinde narkoza mazur bırakan baskıcı figür, alt edilmesi tartışma götürmeyen bir figürdür.



3) Bir Mukayese Denemesi: Sisteme karşı, sistem karşıtı öznenin yanında yer alan Guguk Kuşu, altını eşelediği evrensel temalar açısından A Clockwork Orange (Otomatik Portakal) ile örtüşür fakat ulaştığı nihai hedef bakımından bütünüyle ayrı bir yol çizer. A Clockwork Orange’da -her ne kadar karakteriyle belli ölçülerde özdeşleşsek de- Alex’in (Malcolm McDowell) sonunda bedenini ve zihnini iktidara sunmak mecburiyetinde bırakılması aradaki ayrımı daha da netleştirir. (Beyin yıkama seansları ve bunun sonuçlarını anımsadığımızda her şey berraklaşıyor.) Yani Alex, tüm aidiyetiyle sisteme empoze edilirken Randle Patrick McMurphy (Jack Nicholson) sistem ve iktidardan uzağa yol almaya çalışır. Trajik son önemli değildir burada. Asıl önemli görünen ise Guguk Kuşu’ndaki “mücadele” düsturudur. Bir diğer ortak yanlarına gelince: fazlasıyla karamsarlar veya fazlasıyla gerçekçiler (ben ikicisinden yanayım). Karar sizin.

Yazan: sinefil78


<<Önceki Sayfa |2/126|Sonraki Sayfa>>