Joel & Ethan Coen Diyor Ki - KLASİK ve KÜLT FİLMLER - Blogcu


Haziran 30, 2007 13:16, 2007

Joel & Ethan Coen Diyor Ki

Joel Coen: “Citizen Kane’in (Yurttaş Kane) mükemmelliği karşısında herkes hayranlığa kapılıyor; ama eğer bütün çekimleri görebilseydik, Orson Welles’in kullanmamayı seçtiği planları bulabilseydik, çok daha fazla şey öğrenirdik.”

Ethan Coen: “Filmlerdeki başkahramanların tipleri bilinenlere uymayınca insanlar rahatsız oluyorlar. Beni kızdıran, gülünç bir düşünce olduğunu savundum şey, hikayelerin sempatik karakterler üzerine oturtulması gerektiği  kuralı.”

Joel Coen: “Yarattığımız karakterleri çok seviyoruz, aptal olanları bile… Bizim yaptığımız, alaycılığın içine komedi katmak, tıpkı şiddetin içinde komedi olması gibi.”

Ethan Coen: (Filmlerinde simgesel açıklamalar bulan eleştirmenlere hitaben) “İnsanların her şeyi kod olarak algılama gereği duyması tuhaf bir dürtü.”

Joel Coen: “Eleştirmenler bazı filmlerimizde belirsizliği işlediğimizi söyleyerek bizi kınıyorlar. Böyle olunca izleyiciler de bir şeyler kaçırdıklarını, filmi anlamadıklarını düşünüyorlar. Oysa bu çok yanlış. Filmin amacı ortada, seyret ve eğlen!”

Ethan Coen: “ABD etnik konularda son derece hassas. Barton Fink’i çekerken birçok kişi bizi Yahudi olduğumuz için stüdyo yöneticisine şikayet etti. İyi ama…stüdyo yöneticilerinin çoğu da Yahudi zaten! Sorun ne?”

Joel Coen: “Hikayesi ve kuruluşu açısından The Big Lebowski’ye (Büyük Lebowski) esin kaynağı olan kesinlikle Raymond Chandler’ın romanlarıydı.”

Joel Coen: “Bence bizimle çalışmak iyidir. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu işi birlikte yaptığımıza göre işbölümü yaparız. Çalışmaya alıştığımız insanlarla çalışırken daha rahat ederiz.”

Ethan Coen: “The Big Lebowski’deki karakterlerin birkaçı kabaca gerçek insanlardan esinlenerek yaratılmıştır. Orta yaşlı, esrarkeş bir hippi ile tamamen Vietnam’da geçirdiği zamanla belirlenmiş, yaşamının o dönemine saplanmış bir adam tanıyoruz. Karakterlerimizin 60’ların ürünü olup 90’larda yaşamasını ilgi çekici bulduk.”

Joel Coen: “Hollywood’la tuhaf bir ilişkimiz var. Kendi tercihlerimiz dışında dışlandığımızı hissetmedik. Los Angeles’ta yaşamıyoruz, stüdyolarla film çekmiyoruz filan ama stüdyolarla ilişkilerimiz her zaman iyiydi. Biliyorsunuz, filmlerimizi finanse ettiler ve dağıttılar.”

Ethan Coen: “Sinema okulunun diğer büyük bir avantajı ise size karmakarışık bir deneyim olan film çekme sürecinin genel manzarasını görme fırsatı vermesi. Tabii ki ölçek çok farklı; fakat baskılar tümüyle aynı. Ama her şeyden önce sonuçlar daha az kritik. Bu, gerçeğe geçmeden önce yapay bir görüntüyle deneme yapmaya benzer.”

Joel Coen: “Filmlerin, özellikle de Hollywood filmlerinin çoğu işe yaramaz. Ama bu şaşırtıcı değil. Sağlıklı ve son derece verimli bir sanayinin doğal sonucu daha çok.”

Ethan Coen: “Bir filmi gerçekleştirmek, hayal ettiklerinizle elde etmenizin mümkün olduğu şeyleri sürekli olarak dengelemeyi öğrenmeniz gereken bir cambazlık numarası gibidir. Esnek olmayı, baskılar karşısında bükülebilir olmayı ve dış fikirlere açık olmayı bilmek gerekir. Aynı zamanda da istediğiniz filmi yapmayı başarmalısınız. Eğer bildiğinizden hiç şaşmayan bir tutum sergilerseniz, zıtlaşmalara yol açma riskine girersiniz ve sonuçta kazanan kişi olmanız da kesin değildir. Fakat her şeye boyun eğdiğiniz takdirde de hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.”

Ethan Coen: “Bir stüdyo için yazdığımız zaman yapımcılardan gelen yorumlara çok açığızdır. Halbuki eğer kendimizi için yazıyorsak böyle bir şeyi düşünemeyiz bile.”

Joel Coen: “Biz bütün filmin stor-board’unu çizeriz; ama bu sadece kendimizi güvence altına almaya yarar. Story-board’lar genelde biraz akademik olur ve orijinal olmaktan uzaktır. Sete geldiğimizde de story-board’lara öncelik tanımayız. Öncelik oyuncularındır.”

Ethan Coen: “Biz sırf yenilik yapma zevki için yenilik anlayışında değiliz. Bunu sadece klasik yaklaşım bizi tatmin etmediği zaman yaparız.”

Joel Coen: “(…) satın alınabilir dangalaklar ilgimizi çekiyor. The Hudsucker Proxy’de (Bir Şirket Komedisi) Sidney Mussburger, Blood Simple’da (Kansız) M. Emet Walsh, Barton Fink’te Jack Lipnick, Raising Arizona’da (Bebek Arizona) Arizona…hatta Fargo’daki Bill Macy…”

Ethan Coen: “Her şeye rağmen filmin sonucunda en çok etkisi olan unsur -en azından bizim filmlerimizde- oyunculardır.”

Joel Coen: “Fargo’yu Frances McDormand, Peter Stormare ve Steve Buscemi için yazdık.”

Joel Coen: “Miller’s Crossing’de (Miller Kavşağı) Bernie’nin (John Turturro) ormana götürülüp vurulduğu sahneden şikayet eden bir eleştirmen vardı Birleşik Devletler’de. Bu sahnenin Yahudilerin Avrupa’da katledilişlerini fazlaca hatırlattığını söylemişti. Sanırım karakterler konusunda fazla özgün olmanın getirdiği bir risk bu.”

Ethan Coen: “Biz kesinlikle senaryoya en sadık kalan yönetmenler arasındayız.”

Joel Coen: “Karakterleri coğrafi, sosyolojik ve etnik açıdan mümkün olduğunca özgün yapmaya bakıyoruz. Ne kadar özgün olurlarsa onları geliştirmek ve hem kendimiz hem de seyirci için daha ilginç kılmak o kadar kolaylaşıyor. Ama insanlar bunu gözden kaçırıyor ve bazen hata yapıyor, o bölgeyle ilgili bir önerme olarak algılıyorlar.”

Joel Coen: “Birlikte yazıyoruz. Sette ve montaj odasında da beraberiz. Yaratıcı kaprisimiz yoktur. Sadece bugüne kadar hep kendi senaryolarımızı çekebildiğimiz için şanslı olduğumuz düşünüyoruz. Başka birisinin malzemesini kullanarak çalışma fikrine felsefi olarak karşı çıktığımızdan değil ama zor olacağını düşünüyorum; çünkü bizim için işin büyük bölümü hikayenin kurulmasıyla başlıyor. Şimdiye kadar kendi yazdıklarımızdan daha ilgi çekici bir şey bulamadık.”

Joel Coen: “Bizim çalışmalarımızda film başından sonuna bizim kontrolümüzde: filmi yazıyoruz, yapımcılığını üstleniyoruz, gerçekleştiriyoruz ve kurgusunu yapıyoruz. Yani genel olarak istediğimiz şeyi elde etmeyi başarıyoruz. Hesap vermek zorunda olduğumuz hemen hemen kimse yok.”

Joel Coen: “(…) filmlerimizdeki karakterlerin çoğunun hiç hoş olmayan tipler oldukları doğru. Kaybedenler, ahmaklar ya da her ikisi… Ama aynı zamanda bu karakterler çok hoşumuza gidiyor; çünkü bu tür insanlar üzerine kurulu filmler göremezsiniz pek. İri kıyım süper kahramanlarla ilgilenmiyoruz.”

Joel Coen: “Blood Simple kaynağını belli şeylerden aldı; mesela korku filmlerine duyduğumuz sevgi gibi. –ki aslında o sırada korku filmlerinde çalışıyorduk. Ama bir korku filmi çekmek istemedik; kara filmle, ayrıca James M. Cain türü pulp fiction ile de çok ilgileniyorduk. Bütün bu ögeler zihinlerimizde biraraya geldi ve bu filmi ortaya çıkardı.”

Joel Coen: “… oyunculara tanıdığımız özgürlüğün de sınırları var. Mesela hiçbir zaman doğaçlama yapmalarına izin vermeyiz. Bazen metni biraz saptırdıkları olur; hatta eğer söyleyemiyorlarsa diyaloglarını bile kendileri yazdıkları olur; ama hiçbir zaman tümüyle doğaçlama yapmazlar. Oyuncuların çekimlerde doğaçlama yaptıkları tek an, tekrarlar sırasındadır.”

Joel Coen: “Usta yönetmenlerin çoğu her şeyden önce yazardır ve yönetmenliği, kağıda yazdıklarının ekrana sadık olarak yansıtmanın bir yolu olarak görürler. Fakat bu yöntem bizim için geçerli değil. Bizim hikaye anlatma ihtiyacımız tümüyle görsel nedenlerden kaynaklanıyor. Senaryo yazımı konusunda çok titiz olmamıza rağmen senaryoyu sadece fikirlerimiz ve film haline gelmiş sonuç arasında ulaştırıcı bir araç olarak görüyoruz. Senaryoya ve yönetime kesinlikle eşdeğeri vermeyiz. Bunun kanıtı ise zaman zaman Ron Howard ya da Sam Raimi gibi başka yönetmenler için de senaryo yazmamızdır. Fakat asla başka birinin senaryosunu filme çekmeyiz.”

Filmlerinden Seçmeler ve Ödüllerinden Bazıları:

2007 No Country for Old Men


2004 The Ladykillers – Kadın Avcıları

2003 Intolerable Cruelty – Dayanılmaz Zulüm

2001 The Man Who Wasn't There – Orada Olmayan Adam (Joel Coen, Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü David Lynch ile paylaştı.)

2000 O Brother, Where Art Thou? – Nerdesin Be Birader?

1998 The Big Lebowski – Büyük Lebowski

1996 Fargo (Cannes Film Festivali En İyi Yönetmen Ödülü; Bafta En İyi Yönetmen Ödülü; En İyi Orijinal Senaryo Oscar Ödülü.)

1994 The Hudsucker Proxy – Bir Şirket Komedisi

1991 Barton Fink (Cannes Film Festivali Altın Palmiye ve En İyi Yönetmen Ödülleri)

1990 Miller's Crossing – Miller Kavşağı

1987 Raising Arizona – Bebek Arizona

1984 Blood Simple – Kansız (Sundance Film Festivali Jüri Büyük Ödülü)

Çalıştıkları oyunculardan bazıları: Frances McDormand, John Turturro, John Goodman, Nicolas Cage, Albert Finney, Steve Buscemi, Marcia Gay Harden, William Macy, Tara Reid, Philip Seymour Hoffman, David Thewlis, Holly Hunter, Tim Robbins, Paul Newman, Jennifer Jason Leigh, Jon Polito, George Clooney, Catherine Zeta-Jones, Geoffrey Rush, Tim Blake Nelson, Peter Stormare, Gabriel Byrne, Jeff Bridges, Sam Rockwell, Billy Bob Thornton, James Gandolfini, Julianne Moore, Judy Davis, Tom Hanks, Irma P. Hall, Marlon Wayans, Javier Bardem, Tommy Lee Jones, Woody Harrelson...

(Kaynaklar: Coenler’le yapılan çeşitli röportajlar, IMDb)

Yazan: sinefil78


<<Önceki Sayfa |35/126|Sonraki Sayfa>>
Bu yazıyı paylaşın!

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: Temmuz 1, 2007 Saat: 05:12
    Konu: o brother
    merhaba,

    en sevdigim yonetmenlerdendir coen kardesler. ozellikle fargo ve o brother where art thou? bir de son zamanlarda izledigim hudsucker proxy izlemeye deger. guzel vakit gecirmek icin ve de tom hanks'in o halini gormek icin ladykillers da izlenebilir.

    muhabbetle
    farelzan
    filmarasi.blogspot.com

    Bağlantı >