Akira Kurosawa'ya Genel Bir Bakış - KLASİK ve KÜLT FİLMLER - Blogcu


Nisan 5, 2007 20:18, 2007

Akira Kurosawa'ya Genel Bir Bakış


Senaryo yazarlığı (Toho Film Şirketi için kaleme aldığı muhtelif senaryolardan birkısmı ödüller almasına karşın hiçbiri filme alınmadı.) ve yönetmen asistanlığı (1936–1943 arası ünlü yönetmen Yamamato Kajiro’ya da asistanlık yaptı.)  yaparak işe başlayan Japonya’nın medar-ı iftiharı Akira Kurosawa (1910–1998); ülkesinde her daim küçümsenmiş, filmlerini çekmek için gerekli kaynağı hep zar zor bulabilmiştir. (Örneğin 1970’lerde tek film [Dersu Uzala] çekebilmiş, 1980’de ise Kagemusha (Gölge Samuray) filmini Francis Ford Coppola, Steven Spielberg ve George Lucas’ın desteğiyle gerçekleştirebilmiştir.) Bu karşıt tutumun temel sebebi, Kurosawa’nın filmlerinin Batı özentisi ve Japon toplumsal yaşamına aykırı olarak değerlendirilmesidir.


Akira Kurosawa

 

Filmlerinin karakteristik özelliklerini, ele aldığı konuları şöyle sınıflandırabiliriz:


Japon tarihi ve geleneğini Batılı konseptler aracılığıyla ahlaki ve felsefi yan temalarla zenginleştirerek yansıtma.


Japon militarizmini ve feodal sistemini samurai’ler aracılığıyla ve yoksul köylüleri, yalnız kahramanları, gangsterleri, kısacası çeşitli halk tabakalarını öyküye dâhil ederek ifade etme.


Görsel düzenlemelere, çerçevelemeye olabildiğince özen gösterme, anlatımda sürükleyiciliği sağlamada kurgudan yararlanma.


Sağlam psikolojik tasvirler.


Takashi Shimura ve Toshiro Mifune Akira Kurosawa’nın birçok filminde boy göstermiştir.


Pek fazla bilinmeyen bir yönü de ressamlığıdır.


Filmlerinin story-board’ını çizerdi.


Kendisinin de ifade ettiği gibi oldukça duygusal bir insan olan Kurosawa, kariyerinin irtifa kaybettiği bir dönemde (Bunda Dô desu ka den adlı filminin ticari başarısızlığa uğraması bunda etkili olmuştur.)  intihara kalkışmıştır.


Sergio Leone, (A Fistful of Dollars – Bir Avuç Dolar filminde Yocimbo’dan esinlenmiştir.), John Sturges (The Magnificent Seven’ı [Yedi Silahşör / Muhteşem Yedili] yönetirken Seven Samurai’den etkilenmiştir.) ve George Lucas (Star Wars’ı çekerken The Hidden Fortress’den etkilenmiştir.) da Kurosawa’dan ilham alan yönetmenler arasındadır.


1990’da kendisine Şeref Oscarı sunulmuştur.



Akira Kurosawa’dan İnciler:


“Çok hüzünlü bir sahneye neşeli bir şarkı eklenirse, hüzün olağanüstü bir güç kazanacaktır.”


“Yapıtımda iki eğilim var: gerçekçi ve sanatçı eğilim.”


“Siyaset benim için çok önemli, ama bir insan olarak, bir yurttaş olarak; yoksa sinemacı olarak değil.”


“Hayatında hiç Satyajit Ray filmi izlememiş olmak, dünyada yaşayıp da hiç güneşi ya da ayı görememek ile eşdeğerdir.”


“Amacınız bir film yönetmeni olmaksa, önce senaryo konusunda uzman olmalısınız.”


“Bir film yönetmeye başladığım andan itibaren sadece müziği değil, aynı zamanda ses efektlerini de düşünmeye başlarım. Çekimlere başlamadan önce nerede nasıl bir müzik ya da ses efekti istediğimi planlarım. Yedi Samuray ve Yojimbo gibi filmlerimde, her karakter için ya da her karakter grubu için ayrı müzikler denemişimdir.”


“Satyajit Ray öldüğünde çok üzüldüm. Fakat Abbas Kiarostami'nin filmlerini gördükten sonra tanrının onun yerini alabilecek doğru insanı bulduğunu düşündüm.”


“Sinemaya film çevirmediğim vakit çok sık giderim. Sinemaya kapanır, hemen hemen her oynayan filmi seyrederim. (...) Bana en çok şey veren yönetmenler mi? Bergman, Visconti, Antonioni, Fellini, Wajda, John Ford, Richardson... Ve Fransız Yeni Dalga’sı... Japonlara gelince, Ozu ile Mizoguchi’nin ölümünden beri artık kimseyi seyretmiyorum.”


“Bana göre, bir film her şeyden önce görüntülerin ve sesin bireşimidir. En uyarıcı, gerçekten ürperdiğim an, sesi eklediğim andır.”


“Filmlerde senaryodan kurguya kadar) Her şeyi kendim yaparım. Ama bana en önemli görünen, senaryonun hazırlanmasıdır. Senaryo, filmin yapısı, iskeletidir. Yapı çok sağlamsa, rahatça görüntü eklenebilir.” Çeviren: Nijat Özön


Akira Kurosawa Üzerine:


Federico Fellini: “Çok büyük bir gösteri adamı.”


Satyajit Ray: “En önemsiz yapıtları bile insanı şaşkınlıktan alt üst eden bir teknik ustalık örneği.”


Steven Spielberg: “Kurosawa filmlerinin bana, güzelliği, yaşam mücadelesini, yaşama sevgisini, yeniden doğuşu, öğrenilen dersleri, ihaneti, görsel metaforları, aksiyonu, enginliği, destansı anlatımı, ince ayrıntıları, rüyaları, kabusları, çocukları, bilgeliği, kaderi ve umudu göstermesini beklerim. Onun ortaya koymak istediği, kültürlerin kesiştiği o ince noktadır ve bunu öyle ölçülü yapar ki, dünya çapındaki sinemacıların saygısını kazanır. Akira Kurosawa, Japon kültürünün, sinemaseverlerin dünyasına sunduğu en eşsiz armağandır.”


Takeshi Kitano: “Kurosawa sinema konusunda benim tartışmasız hocamdır ve eğer biri bana ‘Film nedir?’ diye sorarsa onlara Kagemusha, Yedi Samuray ve Rashomon’u görmelerini söylerim. Kurosawa’nın en olağanüstü tarafı görüntünün kesinliği ve mükemmelliğidir. Karakterlerin perdedeki yeri ve kadrajlanmasında kompozisyon o kadar mükemmeldir ki kamera hareket halinde olduğunda bile, bir saniyedeki yirmi dört karenin her birini dondurup bir tablo haline getirebilirsiniz. Benim için sinema budur: Art arda gelen mükemmel görüntüler… Kurosawa da bu mükemmeliyete ulaşan tek yönetmendir.”


Arthur Penn: “O gerçekten de olağanüstü birkaç yönetmenden biridir.”


Francis Ford Coppola: “Hemen tüm sinemacıların kendilerine ün sağlayan bir baş eserleri vardır. Kurosawa için ise 8 ya da 10 tane sayılabilir. Günümüz sinemasının en büyük iki-üç ustasından biridir.”


Meraklısına: Aldo Tassone (İtalyan sinema tarihçisi Tassone bu kitabı 1985’te yayımladı.), Akira Kurosawa, Çeviren: Ahmet T. Şensılay. Akira Kurosawa’nın sinemasını ve tek tek filmlerini ayrıntılı bir biçimde inceleyen bir kitap.


Otobiyografisi: Gama no abura – Kurbağa Yağı Satıcısı, 1982.

Yazan: sinefil78


Akira Kurosawa


Filmlerinden Seçmeler:


1943 Sugata Sanshiro – Büyük Judo Efsanesi (Bu ilk filmi sansüre maruz kaldı.)

1944 Ichiban utsukushiku – En Güzel

1945 Tora no o wo fumu otokotachi – Kaplanın Kuyruğuna Basanlar

1946 Waga Seishun Ni Kuinash – Gençliğime Hayıflanmıyorum

1947 Subarashiki nichiyobi – Harika Pazar

1948 Yoidore Tenşi – Sarhoş Melek

1949 Nora inu – Kuduz Köpek – Kayıp Köpek

1950 Rashômon - Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan – 1952’de de En İyi Yabancı Film Oscarı. (Ryunosuke Akutagawa’nın iki öyküsünden uyarladığı, gerçek kavramının izafi yanına felsefi bir vizyonla yaklaşan ve evrensel bir damara sahip olan bu kuvvetli yapıtıyla Akira Kurosawa, dünyanın ilgisini Japonya’ya yönelterek, hem kendi sinemasını hem de ülkesinin sinemasını tüm sanat çevrelerine tanıtma fırsatı bulmuştur. Ayrıca Rashômon, Federico Fellini ve Paul Verhoeven’in de en sevdiği ilk 10 film arasında.)

1951 Hakuçi – Budala (Dostoyevski’den uyarlama).

1952 İkuru – Yaşamak / Berlin Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü.

1954 Shichinin no samurai – Seven Samurai – Yedi Samuray / Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslan. (Kurosawa’nın ilk savaş filmi. Ayrıca Jim Jarmusch’un da en sevdiği ilk 10 film arasında.)

1955 Ikimono no kiroku – Canlı Kayıtlar

1957 Donzoko – Ayaktakımı (Maksim Gorki’nin tiyatro yapıtından uyarlama).

1957 Kumonosu jô – Kanlı Taht – Örümceğin Şatosu (William Shakespeare’in Macbeth adlı oyunundan uyarlama).

1959 Kakushi-toride no san-akunin – The Hidden Fortress – Gizli Kale / Berlin Film Festivali’nde Yönetmen Ödülü ve Fibresci.

1961 Yojimbo – Koruma

1965 Akahige – Red Beard – Kızıl Sakal

1970 Dô desu ka den – Dodes'ka-den (ilk renkli filmi)

1975 Dersu Uzala / En İyi Yabancı Film Oscarı

1980 Kagemusha – Gölge Samuray / Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye.

1985 Ran – Güneş İmparatorluğu / Kargaşa (William Shakespeare’in Kral Lear adlı oyunundan uyarladığı Ran için Akira Kurosawa bir saray satın alıp sonra alevlere armağan etti.).

1990 Yume – Dreams – Düşler.

1991 Rhapsody in August – Ağustosta Rapsodi

1993 Madadayo (son filmi).



<<Önceki Sayfa |103/126|Sonraki Sayfa>>
Bu yazıyı paylaşın!